İçeriğe geç
8 Kasım 2026, PazarGündem · Ekonomi · Teknoloji
Dünyayı takip et.
Gündemin içinde kal.
Ana sayfa/Bilgimatik
Bilgimatik

Bilim İnsanları: 115 Milyon Yıllık Dinozorun Kemğinde Fosilleşmiş Kırmızı Kan Hücreleri Bulundu

Aratasaurus kemiğinde yapılan kimyasal testler, kandaki hemoglobinin vücuda oksijen taşımasını sağlayan organik bileşik olan hemin varlığını ortaya…

Haberi paylaş

Aratasaurus kemiğinde yapılan kimyasal testler, kandaki hemoglobinin vücuda oksijen taşımasını sağlayan organik bileşik olan hemin varlığını ortaya koydu.

Bu, Jurassic Park benzeri bir filmin kapı açılışı gibi görünebilir: bilim insanları eski dinozor kemiklerini incelerken, fosilleşmiş kırmızı kan hücreleri ile canlının kanına o belirgin kızıl rengi veren molekülün izlerini buldu.

Ancak araştırmacılar, bugün kuzeydoğu Brezilya olarak bilinen bölgede 115 milyon yıl önce yaşayıp ölen küçük, etçil bir dinozor olan Aratasaurus’un arka baccak kemiklerini analiz ettikten sonra keşfettiklerini iddia ediyorlar.

Dinozor kemiklerinin elektron mikroskobu görüntüleri, kan damarlarının geçmişte aktığı ince kanallarda kırmızı kan hücrelerini andıran küçük, yuvarlak yapıları ortaya koyarken, kimyasal testler kandaki hemoglobinin vücuda oksijen taşımasını sağlayan organik bileşik olan hemin varlığını tespit etti.

Bu tür iddialar tartışmalı çünkü biyolojik dokular ve moleküller hızlı biçimde parçalanabilir ve eski fosillerde çok az ya da hiç iz bırakmaz. Ancak doğrulanırsa, bu bilim insanları için tamamen yeni alanlar açar ve onlara dinozor kanını, metabolizmalarını ve hatta aktivite düzeylerini araştırmalarına olanak tanır.

“Dinozorun orijinal biyolojisinin bir mineral ve moleküler yankısını görüyoruz,” diye konuştu batı Avustralya’daki Curtin Üniversitesi’nden araştırma ekibini yöneten Profesör Kliti Grice. “Heme ile ilişkili belirgin kimyasaya sahip fosilleşmiş kırmızı kan hücreleri, hiçbir fosilde, üstelik bir dinozorda bile in situ biçimde hiç bulunmadı. Bu bir dünya ilkı.”

Aratasaurus’un fosilleşmiş kalıntıları 2008 yılında bir madende bulundu ve o zamandan beri araştırmacıların çalışmaya devam ettiği Brezilya Ulusal Müzesi’nde muhafaza ediliyor. Dinozor’un arka bacak kemiklerini analiz ederken, Grice kırmızı kan hücrelerini andıran yapıları fark etti.

Bilim insanlarının, karşılarında kırmızı kan hücreleri olduğunu düşündüklerini destekleyen şey, kimyasal testlerin heme ve parçalanma ürünleri için pozitif çıkmasıydı. Yapılan testler ayrıca, bağ dokusu ve diğer dokularda kilit bir protein olan kolajenin yapı taşları olan amino asitlerin izlerini de buldu.

Aratasaurus’ın arka bacağının bir bölümü. Kalıntılar 2008 yılında bir madende bulundu ve o günden beri Brezilya Ulusal Müzesi’nde muhafaza ediliyor. Fotoğraf: Curtin Üniversitesi

Yapıların gerçekten de fosilleşmiş kırmız hücreler olması, araştırmacıların iddia ettiği gibi, onların nasıl korunduğu sorusunu akla getiriyor. Grice’a göre, kan hücrelerinin içinde ve çevresinde oluşan hausmannit adı verilen bir mangan bileşiği, fosilleşmeden önce hücreleri stabilleştirerek işe yaraymış olabilir. Aynı sürecin amino asitlerin korunmasına da yardımcı olmuş olması mümkün, diye ekledi. Çalışma, Ulusal Bilimler Akademisi Dergisi’nde yayımlandı.

Araştırma zaten tartışmaları alevlendiriyor. ABD’deki Kuzey Karolina Devlet Üniversitesi’nden Profesör Mary Schweitzer, fosilleşmiş dinozorlarda damar ve yumuşak doku kalıntıları keşfeden bir isim olarak, Grice’ın ve meslektaşlarının kırmız hücreler bulduğuna ikna olmuş değil. Şüphe nedenlerinden biri, dinozorların kırmız hücrelerinin bir “nükleer çıkıntı” taşıması ve bu yüzden her iki tarafta da kubbe biçiminde görünmesi gerektiği. Grice’ın bulduğu yapılar ise çukursu, yani başka bir şey olabileceklerini ima ediyor.

Schweitzer, kemikte hem ve kolajen amino asitlerinin bulunmasıyla daha ikna olmuştu ve son derece iyi korunan fosillerden öğrenilecek çok daha fazla şey olduğunu söyledi. Schweitzer şunları ekledi: “Paleontolojide, tüm endojen organik maddelerin milyon yıldan kısa bir sürede kaybolacağına dair geleneksel görüş, paleontolojik örneklerde teknolojik yaklaşımlar daha yaygın şekilde uygulandıkça düzenli olarak sorgulanıyor ve sorgulanmaya devam edecek.”

Araştırmanın ortaya çıkardığı başka bir soru da dünya çapındaki filder koleksiyonlarında hangi başka biyolojik maddenin saklanıyor olabileceği. Bu konuda Grice aşırı dikkatli olmayı savunuyor ve çalışmalarının, protein veya DNA gibi büyük biyolojik moleküllerin eski fosillerde hayatta kaldığını ima etmediğini ekliyor. “Her olağanüstü iddia, olağanüstü analitik kanıt gerektirir” dedi. “Amaç Jurassic Park DNA’sı bulmak değil, derin zamanın ne kadar gerçek moleküler bilgiyi koruyabildiğini belirlemek.”

“Gerçekten heyecan verici olan çıkarım, olağanüstü moleküler bilgilerin dünyanın dört bir yanındaki müze koleksiyonlarında, biz eski fosillere yeni sorular sormayı beklerken zaten orada oturuyor olması,” diye ekledi.

  • Paleontoloji
  • Brezilya
  • Fosiller
  • Amerikalar
  • Evrim
  • Biyoloji
  • Dinosuarlar
  • haber
İlginizi Çekebilir: Bazı Dişi Şempanzeler Ölen Yavrularını Neden Aylarca İle Tımar Eder? →
Kaynak: The Guardian ↗
YAZAR

bekir

Okur yorumları

Görüşünü paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili haberler